BAZI HASTALIKLAR VE BİTKİSEL

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

 

image 2

Burun Tıkanıklığına Bitkisel Çözümler

Tıkanıklığa yol açabilecek burun kemiği eğriliği benzeri yapısal bozukluklara karşı evde uygulayabilecek bir çözüm olmayabilir. Öte yandan alerji ya da özellikle kış aylarında ortay çıkan enfeksiyonlardan kaynaklı burun tıkanmalarına, doktorunuzun da onayını alarak bitkisel çözümler uygulayabilirsiniz.

:Demlenmiş papatya suyu da burnunuzun açılmasını sağlayacak bir diğer bitkisel çözümdür.

:Kaynar suya birkaç damla okaliptüs yağı damlatın. Kafanıza bir havlu örterek (buharın dışa kaçmasını önlemek için) buharı soluyun.

Nane çayı içmek, içerdiği mentol sayesinde mukusun incelmesine ve tıkanıklığın giderilmesine yardımcı olabilir.

:Burun tıkanıklığını açmak için en çok kullanılan şey burun spreyleridir. Bunların doğal ve zarasız olanı deniz suyu şeklinde satılanlarıdır. Bu karşımı evde kendiniz de kolaylıkla hazırlayabilirsiniz. 1 litre kaynamış suyun içine 1 yemek kaşığı kaya tuzu ve 1 yemek kaşığı karbonat ilave ederek karıştırırsanız dışarıdan almaya gerek kalmadan evde şırınga ya da boş sprey yardımıyla kullanabilirsiniz.

:Suda bir süre bekletilmiş çörek otlarını güzelce kuruttuktan sonra toz haline getirin. Bu tozu burnunuza çekerseniz burnunuz rahatlayacaktır.

:Biraz papatya, nane ve doğranmış soğanı üzerine kaynar su dökerek demleyin ve çıkan buharı 3-5 dakika arasında soluyun. Daha rahat nefes almanızı sağlayacaktır.

:Lavanta çiçeğini 10 dakika kadar bir bardak sıcak suyun içinde demlerseniz ve bu suyu belli aralıklarla burnunuza çekerseniz burun tıkanıklığınız geçecektir.

:Birkaç diş çiğ sarımsak yemek ya da bu sarımsakları bir tas kaynar suya ezip katarak hazırlayacağınız sarımsak çorbasını içmek, burun tıkanıklığına çabuk çözümlerden biridir.

:2 yemek kaşığı elma sirkesi ve bir yemek kaşığı balı 1 bardak ılık suya karıştırıp için. Burun tıkanıklığına karşı etkili bir karışımdır.

:Kahvaltıdan ya da yatmadan önce 3-4 yaprak taze fesleğen çiğnemek tıkalı bir burun konusunda harikalar yaratabilir.

ÖNEMLİ: Bitkisel uygulamalar her tıkanıklığı giderebilecek tedavi yöntemleri değildir. İlk olarak burun tıkanıklığını nedenini öğrenmek için doktora başvurmak ve doğal çözümlerle ilgili olarak da yine doktorunuza danışmak en doğrusudur.

Hazımsızlık İçin Bitkisel Çözümler

Zeytin yağında bekletilmiş sarı kantaron çiçekleriyle hazırlanan ‘kantaron yağı‘ 2-3 gün boyunca günde bir tatlı kaşığı kadar içilirse, sindirimi düzenler, hazım problemlerini dindirir. Pek çok evde sıkça hazırlanan, özellikle anneanne ve babaannelerin iyi bildiği, geleneksel bir tariftir. Ancak gün içerisinde önerilenden daha fazlası içilmemeli ya da birkaç günden fazla içmeye devam edilmemelidir.

:Artık hepimizin aşina olduğu ve çoğu evde bulunan yeşil çay hazımsızlık için önerilen bitkisel çaylardan biridir. Özellikle şişkinliğe iyi gelir. Ancak içerisinde kafein bulunduğundan çarpıntı yapabileceği unutulmamalıdır. Kafein konusunda hassas olanlar gün içerisinde dikkatli olmalıdır.

:Sindirim sisteminin sağlıklı şekilde çalışmasını teşvik etmek, sindirimi olumsuz etkileyen bakterilere karşı önlem almak ve gaz problemini önlemek için faydalanabileceğiniz bitkilerden biri de zerdeçaldır.

:Hazımsızlık, gaz, mide bozukluğu ve ishal problemleri için önerilen geleneksel çaylardan biri de ada çayıdır.

:Her zaman tükettiğimiz siyah çay, anason çayı, sarı kantaron çayı, kakule çayı gibi diğer bitkisel çaylar da hazımsızlık nedeniyle rahatsız olan mideyi rahatlatmak için içilebilir.

Önlemler ve Uyarılar: Burada önerilen bitkisel çözümler olağan hazımsızlık şikayetleri için önerilmiştir. Mide rahatsızlığı olanlar, kronik rahatsızlıkları bulunanlar, hamileler ve bebek emzirenler bitkisel çözümlere başvurmadan önce mutlaka doktora başvurmalıdır. Bitkilerden faydalanacaksanız önerilen miktarlara ve kullanım sürelerine uymanız önemlidir. Bitkilerin yan etkileri olabilir ve bitkiler ilaçlarla etkileşime geçebilir. Emin olmadığınız durumlarda lütfen bitkisel çözümlere başvurmadan önce bir uzmana danışınız.

Gaz Sancısına İyi Gelen Uygulamalar

Var olan gaz sancısını kesmenin en etkili yöntemlerinden biri ılık bir bardak su içerek midenin rahatlamasını sağlamaktır. İlk anda etkili bir yöntem gibi görünmese de gazın çıkmasını kolaylaştırdığı için denenmesi gereken basit uygulamaların başında gelir.

:Elma sirkesi gaz sancılarını çözmek için etkili yöntemlerden bir diğeridir. 1 yemek kaşığı elma sirkesini 1 bardak ılık suya ekleyin ve yudum yudum için. Gaz sancınızın dağıldığını fark edersiniz.

:Defne yaprağı gaz sancılarını sonlandırmak için tavsiye edilebilir. Bunun için defne yaprağını bir miktar suyun içine koyarak 5 dakika kaynatın. Ilıdıktan sonra bu suyu için.

:Gaz sorunu yaşamamak için, daha en başından sancıların oluşumunu önleyebilmek daha kesin bir sonuçtur. Bu nedenle buna yönelik önlemler almak ya da bunları ciddiyetle uygulamak daha doğrudur. Bu anlamda yapacağınız ilk şey beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmek olmalıdır. Hayatınızın her alanında olduğu gibi bedensel değişimlerinizde de belirleyici faktör beslenmedir. Kilo alımınızdan toksin depolamanıza, fit görünümünüzden cildinizin sağlıklı görünümüne kadar her alan beslenmenin etkileriyle doludur.

:Sağlıklı beslenmeyi önemseyerek durumu lehinize çevirmekse tamamen sizin elinizdedir. Örneğin kızartılmış yiyeceklerin çok fazla gaza neden olduğu, midede şişlik yaptığı bilinmektedir. Bu ister bir parça peynir olsun, isterseniz patlıcan ya da kabak sonuç değişmez. Tüketeceğiniz yiyecek ne kadar faydalı olursa olsun bunu kızartarak zararlı hale getirirsiniz. Özellikle gaz yapması noktasında yükleme yaparsınız diyebiliriz. Bu nedenle hiçbir yiyeceği kızartarak yememeye özen gösterin.

Düşük Tansiyona Ne İyi Gelir?

Tansiyonla ilgili sorunlarda ilk olarak mutlaka bir doktor görüşü almak önemlidir. Altta yatabilecek hastalıklar elendikten sonra bazı doğal çözümler düşük tansiyon sorunu için önerilebilir. Emin olmadığınız hallerde bitkisel veya doğal çözümleri doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.

  • Tuz

Düşük tansiyonun en basit ilacı olarak bilinen tuz, tansiyon değerlerini dengede tutmak için oldukça etkilidir. Bunun nedeni sodyum kaynağıdır. Sodyum kaynaklı tuz tüketimi kısa vadede tansiyon değerlerini normale çevirir. Ancak her bünye için fayda sağlamayabilir. Özellikle yaşlılarda sodyum pek tavsiye edilmez. Bu nedenle sağlığınızla ilgili bir uygulama denemeden önce mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.

  • Su

Tansiyonu dengede tutmanın ilk şartı vücudun ihtiyacı olan bol suyla yaşamsal dengeleri sağlayabilmektir. Düzenli su tüketimi düşük tansiyon sorunu yaşayanları rahatlatır. Günde en az 8 bardak su içmek yaşamsal faaliyetlerin düzgün işlemesi için önemlidir.

  • Doğru Kıyafet Seçimi

Çok dar kıyafetler, varise neden olan sağlıksız giyim tarzından uzak durmak tansiyon değerlerinin dengede tutulması için yardımcı olabilir.

  • Kahve

Kahve tansiyon değerlerini yükselten basit bir seçenektir. Düşük tansiyon sorununuz varsa kahvaltıdan sonra içeceğiniz bir fincan kahve sizi kendinize getirirken tansiyonunuzu bir parça yükselterek değerleri normale taşımaya yardımcı olur. Çikolata için de aynı şeyleri söylemek mümkündür. Ancak her ikisini de abartmadan tüketmek en doğrusudur.

  • Siyah Çay

Yemeklerden sonra içilecek bir bardak çay, özellikle yaşlı kişilerde tansiyon düşüklüğünün önüne geçmeyi sağlayabilir. Kahvede olduğu gibi siyah çayın içerdiği kafein bu etkiyi sağlar.

  • Fesleğen

Birçok hastalığın tedavi sürecini hızlandıran doğal yöntemlerden biri olan fesleğen, düşük tansiyon sorununda da oldukça etkilidir. İçeriğindeki magnezyum, potasyum ve C Vitaminleri sayesinde tansiyon değerlerini normale çevirmeye yardımcıdır.

  • Biberiye

Merkezi sinir sistemini etkileyen ve kan dolaşımını iyileştiren biberiye bu sayede düşük tansiyon sorunu için de önerilir. Düşük tansiyondan kaynaklanan baş ağrısı ya da sindirim sorunu gibi belirtilere iyi gelir. 1 litre kaynar suya 2-3 gram biberiye eklenerek demleyeceğiniz çayı içebilir ya da biberiyeyi yemeklerinizde kullanabilirsiniz.

  • Havuç Suyu

Güne başlarken içeceğiniz bir bardak taze sıkılmış havuç suyu ve bal karışımı , düşük tansiyonu düzenlemekte size yardımcı olabilir. Bir bardak havuç suyuna bir – iki yemek kaşığı bal katıp aç karnına içmeniz önerilir. Sabah ve akşam günde iki defa içebilirsiniz.

  • Pancar Suyu

Pancar suyu sadece yüksek tansiyon değerlerini düşürmez, aynı zamanda düşük tansiyon değerlerini yükseltir. Yani değerleri dengelemek konusunda oldukça iyi bir besin maddesidir. Devamlılık gerektiren bir tüketimle tansiyonunuzu normale çevirebilirsiniz. Bir hafta boyunca günde bir bardak pancar suyu içerek tansiyonunuzu yükseltebilirsiniz.

  • Süt ve Badem

Gece yatmadan önce bir bardak soğuk suyun içine 5 adet badem koyun ve sabaha kadar bekletin. Daha sonra bademleri suyun içinden alarak ince şekilde öğütün, sabah da sıcak sütün içine ekleyerek için. İçeceğiniz bir bardak bademli sıcak süt tıpkı pancar suyu gibi tansiyon değerlerinizi dengelemeye yardımcı olur.

  • Üzüm

Özellikle kuru üzüm düşük tansiyon sorununuzu çözmekte size yardımcı olabilir. Bunun için fazla abartmadan güne yayarak yani tek seferde tüketmemek koşuluyla 30 adet kuru üzümü yiyin. Tansiyon değerlerinizin normale döndüğünü göreceksiniz.

  • Meyan Kökü

Yüksek tansiyon riski nedeniyle, tansiyon hastalarına yasaklanan bitkilerden biridir meyan kökü. Tansiyon değerlerini yükselttiği bilinmektedir. Vücutta özellikle stres hormonu olarak da bilinen kortizol hormonunun düşüklüğü nedeniyle oluşan tansiyon düşüklüğünde etkili olur. Birkaç gün boyunca 1 bardak sıcak suya 1 çay kaşığı meyan kökü tozu ya da kurutulmuş meyan kökü karıştırarak demleyeceğiniz çayı içebilirsiniz. Düşük tansiyondan kaynaklanan halsizliğe de iyi gelecektir.

  • Sıkıntısız Yaşam

Stresin bütün dertlerin anası olduğu söylenir. Gerçekten de öyledir. Kafayı herhangi bir şeye takmadan yaşamak, dertlere boğulmamak sağlıklı yaşamın formülünü de beraberinde getirir. Yaşamınızdan yoğun stres ve üzüntüyü uzak tutarak düşük tansiyon sorununuzu çözebilirsiniz.

Saç Dökülmesine İyi Gelen Bitkiler

Biberiye: Biberiye asırlardır saç dökülmesine karşı tavsiye edilen, bu konudaki geçmişi çok eskilere dayanan bitkilerden biridir. Günümüzde de bu popülerliğini sürdürdüğünü söylemek yanlış olmaz. Biberiye kafa derisine dışarıdan uygulandığında saç köklerini canlandırarak, saçların gürleşmesinde etkili olabilir.
Biberiye ayrıca içerdiği antioksidan, antibiyotik ve iltihap önleyici özelliklerdeki ‘rozmarinik asit’ maddesi sayesinde saç köklerini vücutta üretilen ve saça zarar veren çeşitli kimyasallardan da korur. Üstelik saç derisinin dezenfekte olmasına da yardımcı olur. Hem cilt hem de sindirim sistemi tarafından emilmesi kolay olan bu madde sayesinde, bir fincan biberiye çayı içmek bile saçınıza faydalı olabilir.
3-4 damla biberiye yağını bir yemek kaşığı zeytin yağı ya da badem yağı ile karıştırıp, bu karışımı masaj yaparak saç ve saç derinize uygulayabilirsiniz. Bir saat kadar yağı saçınızda beklettikten sonra saçınızı her zamanki gibi şampuanlayıp yıkayabilirsiniz.

 

Aloe Vera: Aloe veranın saç derisine pek çok faydası vardır. Saç derisi sağlığı iyileştikçe saçın da dayanıklılığı artar ve yıpranmaya bağlı dökülmeler azalır. Cildi yatıştıran, saçın pH dengesini sağlayan ve saçtaki nemi hapseden aloe vera saça sağlık kazandıran, saç dökülmesini azaltan ve yeni saçların çıkmasını teşvik eden bir bitkidir. Faydalarını test etmek üzere saç derinize aloe vera jeliyle masaj yapabilir, piyasada satılan aloe veralı saç bakım ürünlerden edinebilir ya da aloe vera çayı içebilirsiniz.

 

Çörek Otu Yağı: Ülkemizde pek çok bölgede yetişen çörek otunun sağlığa yararlarını saymaya kalktığımızda bunun oldukça uzun bir liste olacağını söyleyebiliriz. Mucizevi bitkiler arasında sayılan çörek otu Beta karoten, A, B1, B2, B6, E, C vitaminleri gibi saç için oldukça önemli bileşikleri içerir. İşte bu nedenle çörek otu yağının saç köklerini canlandırması, güçlendirmesi ve saçı beslemesi yalnızca bir söylentiden ibaret değildir. Çörek otu yağı ile saç diplerine masaj yapabilir ya da çörek otunu yemeklere katarak beslenme yoluyla faydalarından yararlanabilirsiniz.

 

Isırgan Otu: Isırgan otunun saç dökülmesini önlediğine ve saçların yeniden çıkmasına yardımcı olduğuna dair pek çok kaynak karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar klinik deneylerin sonucunda ısırgan otunun saç dökülmesine çare olduğunu ispatlamak mümkün olmamışsa da, zengin içeriğiyle ısırgan otunun saç ve saç köklerine iyi geldiği düşünülmektedir. A vitamini, C vitamini, demir ve kalsiyum gibi içerdiği besleyici vitamin ve mineraller sayesinde ısırgan otu, vücudun pek çok derdine çare olduğu gibi, saç sağlığında da işe yarayabilir. Isırgan otu saç köklerini canlandırarak saça parlaklık verir, saçı güçlendirir. Bir başka faydası da kepek sorununu ortadan kaldırmasıdır.

 

Nane Yağı: Nane yapraklarından elde edilen nane yağının pek çok faydası vardır. Saç köklerini güçlendirmek de bu faydalardan biridir. Nane, daha çok nefesimizde hissettiğimiz ferahlatıcı etkisiyle, saç derisini ve saç köklerini rahatlatarak saçın gürleşmesine yardımcı olur. Nane yağı saça uygulanırken tek başına kullanılmamalı badem yağı ya da zeytinyağı gibi taşıyıcı yağlardan biriyle veya şampuanla inceltilerek saç derisine uygulanmalıdır. Hoş kokusu, saça verdiği parlaklık ve kepek önleyici özelliği, nanenin saçlarımıza diğer katkılarıdır.

 

Önlemler ve Uyarılar: Bitki yağlarından veya bitkisel karışımlardan faydalanmak isteyenler, ilk olarak bu bitkilerin ya da yağların kullanım şekli ile ilgili bilgi edinmelidir. Saç derisini tahriş etmemek ya da alerjik reaksiyonlar yaşamamak adına bu nokta önemlidir. Yanlış uygulamalar saç dökülmesini arttırabilir. Her bitki yağı doğrudan cilde temas ettirilmemelidir. Esansiyel yağların taşıyıcı yağlarla karıştırılması gerekir. Gözle görülür sonuçlar için bakım kürleri bir süre düzenli olarak yapılmalıdır. Tek seferlik kürlerle saçlarınızda bir fark hissetmeniz zor olacaktır.

Unutkanlığa Karşı Önerilen  Bitkiler

Biberiye :Unutkanlığa iyi gelmesiyle bilinen en eski bitkilerden biri biberiyedir. Antik Yunan’da öğrencilerin sınavlara girmeden önce saçlarına taze biberiye dalı iliştirdikleri söylenir. Yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen biberiyenin bu konudaki şöhretinde bir eksilme olmamıştır. Günümüzde, ofis çalışanları üzerinde yapılan bir araştırmada, biberiye kokusunun bile, iş yerinde çalışanların hafızaları üzerinde olumlu etki yaptığı görülmüştür.
Şevketibostan :Bostan otu veya mübarek dikeni gibi farklı isimlerle de anılan şevketibostan (Cnicus benedictus), dikenli, keskin ve uzun yaprakları yüzünden çiçekleri zor toplanan bir bitkidir. Şevketibostanın bilinen özellikleri: kan dolaşımını iyileştirmesi, kanı temizlemesi ve toksinleri atmaya yardımcı olmasıdır. Beyin için genel bir beslenme sağladığı bilinir.
Kan dolaşımını iyileştirmesinin yanı sıra bu bitki, sindirime ve ayrıca unutkanlığa iyi gelir. Şevketibostan genellikle çay şeklinde tüketilir.


Melisotu :Botanikteki ismi ‘Melissa officinalis‘ olan melisotu, Güney Avrupa’dan çıkmış ama bugün tüm dünyada rastlanabilen bir bitkidir. Çok çeşitli kullanım alanları vardır. Bazen bir bardak içeceğin yanında garnitürdür bazen de güzel kokusundan yararlanmak üzere yağa katılır. Mutfakta salatalara ekleyebileceğiniz melisotunun beyin fonksiyonlarına iyi geldiği ise herkes tarafından bilinmez.
Unutkanlığa iyi gelen bazı bitkisel gıdalar da artık mutfaklarımızda yer etmiş ve sık kullandığımız besinlerdir. Örneğin kırmızı acı biber, soğan, sarımsak, ceviz, karanfil bu besinler arasında sayılabilir. Her biri ayrı ayrı beyni güçlendirdiği ve unutkanlığa karşı iyi geldiği bilinen gıdalardır. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme zihin açıklığı adına çok önemlidir.


Önlemler ve Uyarılar: Unutkanlığa iyi geldiği belirtilen bitkilerin isimlerini öğrenmeniz, onları dilediğiniz gibi tüketebileceğiniz anlamını taşımaz. Öncelikle mutlaka güvenebileceğiniz mağazalardan alışveriş yapmalısınız. Tablet ve kapsül şeklindeki bitkisel takviyeleri bir doktora veya uzman kişiye danışmadan kullanmamalısınız. Bitkiler kullandığınız diğer ilaçlarla etkileşime geçebilir ya da farklı bir sağlık sorununuzun kötüleşmesine neden olabilir.

Migrene İyi gelen Diğer Bitkiler

Cayenne biberi: Kırmızı renkte, oldukça acı bir biber türüdür. Cayenne biberiyle yapılan pek çok acılı sosun, o ağız yakan tadı biberde bulunan ‘kapsaisin’ maddesinden kaynaklanır. Acıyı herkes sevmez ama migren ağrısını bilenler, acı biberden korkmayacaklardır. Kapsaisin maddesinin bir özelliği de, beyne ağrı sinyalleri gönderen reseptörler üzerinde etki göstererek, kişilerin ağrı eşiğini yükseltmesidir.


Zencefil :Migren doğal olarak şiddetli ağrılarla özdeşleşmiştir fakat migren atakları sırasında yaşanan mide bulantıları ve kusmalar da, ağrının kendisi kadar rahatsız edici olabilir. Yemeklere lezzet katan ve bununla birlikte bitkisel reçetelerden de eksik olmayan zencefil, ağrının yanı sıra bulantı ve kusma belirtilerini iyileştirmek için de faydalı olabilir. Doğal bir ağrı kesici olarak farz edilen zencefil, sadece migren hastaları için değil, sindirimle ilgili şikayeti olan pek çok kişiye önerilen, faydası bol bitkilerden biridir. Piyasada tablet, hap gibi farklı biçimlerde pek çok zencefil ürünü bulunabilir ancak evde hazırlayacağınız zencefil çayı ile de, zencefilin özelliklerinden yararlanabilirsiniz. Zencefilin üzerinde duracağımız yan etkisi ise kan inceltici bir bitki olmasıdır. Bu nedenle özellikle kan inceltici ilaç kullananlar aynı sırada zencefil desteği almamalıdır.


Ginkgo Biloba (Mabet Ağacı) :Ginko Biloba kan dolaşımını iyileştiren ve düzenleyen bir bitkidir. Bu özelliği sayesinde migren ağrılarına yol açan kan dolaşımı problemlerini hafifleterek, ağrılara iyi gelebileceği belirtilir. Bitkinin aynı zamanda iltihap önleyici özelliği de vardır ve bütün bu iyileştirici etkiler bitkinin migren tedavisi için önerilmesini sağlar. Ancak bu noktada ginkgo bilobanın yan etkiler arasında baş ağrısı ya da beyindeki kan dolaşımının etkilenmesi sonucu, nöbet geçirme gibi ciddi yan etkilerinin bulunuyor olması, bitki ile ilgili olarak migren hastalarının tedbirli olmasını ve doktora danışmadan kesinlikle ginkgo biloba desteği kullanmamasını gerektirir.
Ginkgo biloba, en başta migren ilaçları olmak üzere, diğer ilaçlarla etkileşime geçebileceğinden, herhangi bir ilaç kullanıyorsanız ginkgo biloba takviyesi almamanız önerilir. Bitkinin migreni tetikleyebileceğini göz önünde bulundurarak, kullanmadan önce doktorunuza danışmanız önerilir.


Önlemler ve Uyarılar: Migren ağrıları dayanılmaz ağrılar olabilir ve pek çok migren hastası bu ağrılardan kurtulmak için her yolu denemeye gönüllüdür. Ancak migren tedavisi için her adımda doktorunuza danışmanız ve söylediklerini uygulamanız çok önemlidir. Beyin damarları ile ilgili bir rahatsızlıkta, kendi başınıza hareket etmenin tehlikeli olabileceğini lütfen unutmayın. Bitkilerin de yan etkileri vardır ve özellikle ilaç kullananlar ve hamileler, bitkisel ürünleri ya da bitkilerin kendilerini tüketirken dikkatli olmalıdır. Lütfen doktorunuzun verdiği tedaviyi kesip yerine bitkileri koymayın ya da doktora danışmadan iyileştirici bitkisel kürler uygulamayın.

SIHHATLI YAŞAMAK İÇİN
ÖĞÜTLER
  • Hastalıkların anası çok yemektir.
    Hz. Muhammed (S.A.V)
  • Sihhat içinde yaşamanızı Allah CC sever.
    Hz. Muhammed (S.A.V)
  • Vücudunuzu temiz tutun ki Allah CC sizi temizlesin.
    Tebarani ibni Ömer
  • Zararlı şeylerden az yemek faydalı şeylerden çok yemekten daha hayırlıdır.
    Hipokrat
  • Açlık ilaçtır. Hastalık ise üst üste yemektir.
    Haris bin kelde
  • Açlık ilim ve ferasati, oburluk ise cahillik ve ahmaklık getirir.
    Eflatun
HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİ
  • Yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz.
  • Hastalıkların anası çok yemektir.
  • Sıhhat içinde yaşamanızı Allah (c.c) sever.